Ana içeriğe geç

Tekrar etmek neden işe yaramıyor (ama zamanlaması değiştirilirse yarıyor)

Çoğumuzun bir şeyi öğrenmek için ilk aklına gelen yöntem: tekrar tekrar okumak. Ders notlarını üç kere baştan sona okumak, bir makaleyi tekrar tekrar gözden geçirmek, altını çizdiğin cümlelere defalarca bakmak.

Sorun şu ki bu yöntem, gerçekte olduğundan çok daha fazla öğrendiğin hissini veriyor. Bir metni beşinci kez okurken cümleler "tanıdık" geliyor, akıcı bir şekilde gözünün önünden geçiyor, ve bu akıcılık beynine "bunu biliyorsun" sinyali gönderiyor. Ama "tanıdık gelmek" ile "hatırlamak" aynı şey değil. Kitabı kapattığında, o bilgiyi sıfırdan, hiçbir ipucu olmadan zihninden çağırabilir misin? Çoğu zaman cevap hayır.

Doğru zamanda tekrar etmek

Bir arkadaşının yeni telefon numarasını ezberlemeye çalıştığını düşün. İki yöntemin var:

  1. Numarayı her gün, günde on kere tekrar et.
  2. Numarayı öğren, sonra unutmaya başladığını hissettiğin anda bir kez daha bak. Bir sonraki sefer biraz daha uzun bekle. Her doğru hatırlayışta bekleme süreni biraz daha uzat.

İkinci yöntem çok daha az tekrarla, çok daha kalıcı bir sonuç veriyor. Sebebi basit: beynin bir bilgiyi "unutmaya çok yaklaştığın" anda tekrar hatırlamaya zorlandığında, o bilgiyi daha güçlü şekilde yeniden kaydediyor. Çok erken tekrar edersen (bilgi zaten tazeyken), bu çaba neredeyse hiç işe yaramıyor çünkü zihnin zaten hiç zorlanmadı. Çok geç tekrar edersen, bilgiyi zaten kaybetmiş oluyorsun ve sıfırdan öğreniyorsun.

Yani asıl mesele "ne kadar çok tekrar ettiğin" değil, "tekrarı ne zaman yaptığın". Bu fikre aralıklı tekrar (spaced repetition) deniyor: her doğru hatırlayıştan sonra bir sonraki tekrara kadar geçen süreyi biraz daha uzatarak ilerlemek. Bu yaklaşımın arkasındaki araştırmayı İşin Bilimi bölümünde daha derinlemesine anlatıyoruz.

Peki bunu elle nasıl takip edersin?

Onlarca konu için "bu bilgiyi ne zaman tekrar etmem gerekiyor" sorusunu kafanda tutmak pratik olarak imkansız. İşte tam burada flashcard'lar devreye giriyor.